T.C. ADALET BAKANLIĞINA

 

KONU:

Sendikal uyuşmazlıkların uzun süren yargılama süreçleri nedeniyle çalışanların ve sendikaların hak kaybına uğramasının önlenmesi amacıyla, İş Mahkemeleri bünyesinde “Sendikal Uyuşmazlık Daireleri” kurulması ve sendikal davalar için hızlı, uzmanlaşmış ve etkin bir yargılama sisteminin oluşturulması talebimizdir.

 

BAŞVURU SAHİBİ

 

GÜÇBİRSEN

Banka, Finans ve Sigorta Çalışanları Sendikası

 

Genel Başkan

Serhat TAŞDEMİR

 

AÇIKLAMALAR

 

Sayın Bakanlık Makamına,

 

Sendikal hak ve özgürlükler, demokratik çalışma hayatının ve sosyal devlet ilkesinin temel unsurlarındandır.

 

Sendikaların ve çalışanların sendikal örgütlenme, toplu pazarlık, sendikal faaliyet yürütme ve sendikal ayrımcılığa karşı korunma haklarının yalnızca kanunlarda tanınması yeterli değildir.

 

Bu hakların ihlal edilmesi hâlinde hızlı, etkili, uzmanlaşmış ve makul sürede sonuçlanan bir yargısal koruma mekanizmasının bulunması zorunludur.

 

Ancak çalışma hayatında faaliyet gösteren sendikaların karşılaştığı önemli sorunlardan biri, sendikal uyuşmazlıkların yargı mercilerinde uzun süre devam etmesidir.

 

SORUN BİREYSEL DEĞİL, YAPISALDIR

 

Sendikal davaların uzun sürmesi, tek bir işçinin veya tek bir sendikanın yaşadığı münferit bir sorun olarak değerlendirilmemelidir.

 

Bu durum; çalışanları, sendikaları, işverenleri ve çalışma hayatının tamamını ilgilendiren yapısal bir yargı sorunudur.

 

Sendikal nedenle işten çıkarılan bir çalışanın hakkını yıllar sonra elde etmesi, sendikal işe iade kararını uzun yıllar beklemesi veya sendikal ayrımcılığa maruz kalan bir çalışanın örgütlenmeye ilişkin uyuşmazlığın örgütlenme süreci sona erdikten sonra karara bağlanması hâlinde, yargısal kararın zamanında verilmesinin sağlayacağı koruma büyük ölçüde ortadan kalkmaktadır.

 

Çünkü sendikal uyuşmazlıklarda zaman, hakkın kendisinin bir parçasıdır.

 

Bir sendikal hakkın ihlal edildiği anda giderilmemesi, ihlalin etkilerinin yıllarca devam etmesine neden olabilmektedir.

 

Bu nedenle sendikal uyuşmazlıklarda yalnızca “doğru karar” değil, “zamanında karar” da adaletin temel unsurlarından biridir.

 

GÖREV VE YETKİ UYUŞMAZLIKLARI YARGILAMAYI UZATMAMALIDIR

 

Uygulamada yargılamanın esasına geçilmeden önce görev ve yetki konusunda ortaya çıkan uyuşmazlıkların ciddi zaman kayıplarına yol açabildiği görülmektedir.

 

Örneğin;

 

1. İş Mahkemesi → Görevsizlik → 2. İş Mahkemesi → Görevsizlik → 3. İş Mahkemesi

 

şeklinde farklı mahkemeler arasında dolaşması, davanın esasının incelenmesini geciktirmektedir.

 

Devletin kendi yargı teşkilatı içerisindeki görev ve iş bölümü sorunlarının sonuçlarının çalışanlara yüklenmesi kabul edilebilir değildir.

 

Çalışan veya sendika süresi içerisinde yargı yoluna başvurmuşsa, dosyanın hangi mahkemenin veya hangi dairenin görev alanına girdiğine ilişkin kurumsal sorunlar nedeniyle hak arama sürecinin yıllarca uzamaması gerekir.

 

Bu nedenle görev ve yetki uyuşmazlıklarının ivedi ve kesin şekilde çözümlenmesini sağlayacak özel bir usul mekanizmasına ihtiyaç bulunmaktadır.

 

SENDİKAL UYUŞMAZLIKLARDA UZMANLAŞMA İHTİYACI

 

Sendikal uyuşmazlıklar, sıradan işçilik alacağı uyuşmazlıklarından farklı bir hukuki ve sosyal boyuta sahiptir.

 

Sendikal ayrımcılık yasağı, sendikal tazminat, sendika özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı, işyerindeki sendikal örgütlenmenin geleceği gibi birçok temel mesele gündeme gelebilmektedir.

 

Bu nedenle sendikal uyuşmazlıkların bu alanda uzmanlaşmış hâkimler tarafından görülmesi, hem yargılamanın niteliğini hem de kararların etkinliğini artıracaktır.

 

Mevcut adli yargı sistemi içerisinde ihtisaslaşmaya imkân veren yapıdan yararlanılarak, yeni ve bağımsız bir yargı kolu oluşturulmasına gerek olmaksızın İş Mahkemeleri bünyesinde “Sendikal Uyuşmazlık Daireleri” oluşturulabileceği değerlendirilmektedir.

 

Sendikalar olarak önerimiz;

 

- İş Mahkemeleri bünyesinde “Sendikal Uyuşmazlık Daireleri” kurulması,

- Sendikalar ve toplu iş hukuku alanında uzmanlaşmış hâkimlerden oluşturulması,

- Sendikal uyuşmazlıkların diğer iş davalarından ayrılarak öncelikli görülmesi,

- İlk derece yargılamasının kural olarak iki ay içerisinde sonuçlandırılması,

- Zorunlu hâllerde süre uzatımının sınırlı ve gerekçeli olması,

- Görev ve yetki uyuşmazlıklarının öncelikli şekilde kesinleştirilmesi,

- Dosyaların farklı iş mahkemeleri arasında tekrar tekrar gönderilmesinin önlenmesi,

- Görev nedeniyle dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi hâlinde ilk dava tarihinin korunması,

- İstinaf ve temyiz aşamalarında sendikal uyuşmazlıklara öncelik verilmesi,

- Sendikal uyuşmazlıkların yargılama sürelerinin UYAP üzerinden izlenebilmesi,

- Sendikal uyuşmazlıkların yıllık sonuçlanma sürelerinin kamuoyuna açıklanması,

- Bu hususları içeren özel bir yargılama sisteminin oluşturulmasıdır.

 

KİŞİSEL DAVA DEĞİL, SİSTEMSEL ÇÖZÜM TALEBİ

 

Sendikamızın bu başvurusu herhangi bir şahsın veya yalnızca sendikamızın karşılaştığı belirli bir davanın sonucunu etkilemeye yönelik değildir.

 

Sendikamızın temsilcileri ve üyeleri dâhil olmak üzere çalışma hayatında sendikal haklarını kullanmak isteyen bütün çalışanların karşılaşabileceği yapısal bir soruna çözüm getirilmesi amacı taşımaktadır.

 

Elbette sendikamızın ve sendika yöneticilerimizin kendi yargılama süreçlerinde karşılaştıkları gecikmeler, mevcut sistemdeki sorunun somut sonuçlarını göstermektedir.

 

Ancak bu başvurunun amacı herhangi bir devam eden davaya müdahale edilmesini istemek değil; benzer sorunların bundan sonra çalışanların ve sendikaların başına gelmemesi için kalıcı bir yasal ve kurumsal çözüm oluşturulmasını sağlamaktır.

 

Bu yönüyle talebimiz, kişisel bir başvurunun ötesinde, çalışma hayatının tamamını ilgilendiren kamu yararına yönelik bir reform önerisidir.

 

ADALETİN ZAMANINDA TESLİM EDİLMESİ

 

Sendikal haklar bakımından yargılamanın uzun sürmesi, yalnızca dosyanın geç sonuçlanması anlamına gelmemektedir.

 

Uzun yargılama;

 

- çalışanın ekonomik durumunu,

- iş güvencesini,

- sendikal örgütlenmeyi,

- sendikanın işyerindeki faaliyetlerini,

- çalışanların sendikaya üye olma iradesini,

- işyerindeki sendikal dengeyi

 

doğrudan etkileyebilmektedir.

 

Bu nedenle sendikal uyuşmazlıklarda “geçmişe dönük tazminat” ile yetinmeyen, ihlalin gerçekleştiği anda etkili koruma sağlayan bir yargı sistemi oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.

 

Adaletin yıllar sonra verilmesi, bazı durumlarda hukuken doğru bir karar olsa dahi, sosyal ve ekonomik açıdan uğranılan zararı bütünüyle ortadan kaldırmayabilir.

 

SENDİKALARIN BAKANLIĞIMIZDAN BEKLENTİSİ

 

Bu kapsamda;

 

Adalet Bakanlığımızın öncülüğünde, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hâkimler ve Savcılar Kurulu, Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemeleri ve çalışma hayatının sosyal taraflarının katılımıyla bir çalışma komisyonu oluşturulmasını talep ediyoruz.

 

Bu komisyon tarafından;

 

- sendikal davaların mevcut yargılama sürelerinin,

- görevsizlik kararlarının,

- mahkemeler arasındaki dosya aktarım sürelerinin,

- istinaf ve temyiz süreçlerinin,

- sendikal davaların hangi aşamalarda geciktiğinin

 

tespit edilmesini ve bu tespitler doğrultusunda Sendikal Uyuşmazlık Daireleri modelinin hayata geçirilmesini talep ediyoruz.

 

SONUÇ VE TALEP

 

Yukarıda arz edilen nedenlerle;

 

1. İş Mahkemeleri bünyesinde “Sendikal Uyuşmazlık Daireleri” kurulması,

 

2. Bu dairelerde sendikalar ve toplu iş hukuku alanında uzmanlaşmış hâkimlerin görev yapmasının sağlanması,

 

3. Sendikal uyuşmazlıkların öncelikli ve hızlı yargılama usulüne tabi tutulması,

 

4. İlk derece yargılamalarının kural olarak iki ay içerisinde sonuçlandırılmasını sağlayacak mevzuat düzenlemesinin yapılması,

 

5. Görev ve yetki uyuşmazlıklarının yargılamayı uzatmasını önleyecek özel bir usul oluşturulması,

 

6. Dosyaların farklı iş mahkemeleri arasında dolaşmasının önlenmesi ve görev nedeniyle dosyanın başka mahkemeye gönderilmesi hâlinde ilk dava tarihinin korunması,

 

7. İstinaf ve temyiz aşamalarında sendikal uyuşmazlıklara öncelik verilmesi,

 

8. Sendikal uyuşmazlıkların yargılama sürelerinin UYAP üzerinden takip edilmesi ve düzenli olarak raporlanması,

 

9. Sendikal uyuşmazlıkların yargısal çözümüne ilişkin mevcut mevzuatın bu amaç doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi,

 

10. Adalet Bakanlığımızın koordinasyonunda sendikaların ve çalışma hayatının diğer sosyal taraflarının katılımıyla gerekli mevzuat çalışmasının başlatılması

 

hususlarında gereğini saygılarımızla arz ve talep ederiz.

 

Talebimiz herhangi bir kişi veya davaya özel değil; Türkiye’de sendikal hakların daha hızlı, etkin ve adil biçimde korunmasını sağlayacak kalıcı bir yargı reformunun gerçekleştirilmesine yöneliktir.

 

“Sendikal hakların korunması, yalnızca haklı karar vermek değil; haklı olanın hakkına zamanında ulaşmasını sağlamaktır.”

 

Saygılarımızla.

 

GÜÇBİRSEN

Banka, Finans ve Sigorta Çalışanları Sendikası

 

Genel Başkan

Serhat TAŞDEMİR

 

Tarih: 05/08/2026